Emeklilik, çoğu insanın finansal takviminde en uzak, ama en pahalı kalemdir. Uzak olduğu için ertelenir; pahalı olduğu için ertelendiğinde telafisi zorlaşır. Buradaki asıl mesele iradeden çok matematiktir: aynı hedefe 25 yaşında başlayan biri ile 40 yaşında başlayan biri çok farklı büyüklüklerde ödeme yapmak zorunda kalır. Aşağıda emeklilik planı oluşturma sürecini dört aşamaya bölerek, hesaplarını kendi kalemiyle yapmak isteyen bir okuyucu için adım adım ele alıyoruz.
Bileşik getirinin etkisini görmek için basit bir senaryo kuralım. Ayda 1.000 TL biriktirdiğinizi ve enflasyondan arındırılmış (reel) yıllık %4 getiri elde ettiğinizi varsayalım. Bu varsayımla:
Dikkat edilmesi gereken ayrıntı şu: 30 yıllık senaryoda yapılan ilk 10 yılın ödemeleri, toplam ödemelerin üçte biri olmasına rağmen son birikimin yaklaşık yarısını üretir. Çünkü o paralar 20 yıl daha çalışmaya devam eder. Aynı hedefe (yaklaşık 694.000 TL) 30 yıl yerine 20 yılda ulaşmak isterseniz aylık katkınızı 1.000 TL'den yaklaşık 1.890 TL'ye çıkarmanız, yani cebinizden 90.000 TL'den fazla ek ödeme yapmanız gerekir. Gecikmenin bedeli, kaçırılan yılların getirisidir; bu bedel para ile ödenir.
Bu tabloların hepsi reel getiri üzerine kuruludur. Nominal rakamlarla çalışırsanız kendinizi olduğundan zengin sanırsınız. Planı her zaman "bugünün alım gücü" cinsinden kurmak, en sık yapılan hatayı baştan engeller.
Emeklilikte ihtiyacınız olan tutar, gelirinizden değil giderlerinizden türetilir. Bu yüzden gerçekçi bir hedef, ancak harcamalarınızı bilmenizle mümkündür; günlük masraf takibi ve bütçe alışkanlığı burada doğrudan işe yarar. Yöntem şöyle işler: