Poliçeler çoğunlukla imzalanır, dosyaya kaldırılır ve bir daha açılmaz. Oysa işsizlik döneminde bütçe açısından hangi riskin gerçekten sigortalanmaya değdiğini bilmek, gereksiz prim ödemekten de eksik teminattan da korur.
Uygulamada, karar verirken kişisel ihtiyaç profili, ürünün teknik özelliklerinden daha belirleyicidir. Aynı seçenek bir kişi için ideal olurken, nakit ihtiyacı sık doğan bir başkası için uygun olmayabilir. İşsizlik döneminde bütçe ile ilgili tercihler bu nedenle kopyalanmak yerine kişiselleştirilmelidir.
Ayrıca, piyasadaki seçenekler ilk bakışta benzer görünse de, detaydaki farklar uzun vadede ciddi tutarlara karşılık gelir. İşsizlik döneminde bütçe seçerken vade, likidite, komisyon ve erken çıkış koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Tek bir kalemi öne çıkaran tanıtımlara göre karar vermek yanıltıcı olur.
Duyguyu tamamen dışlamak mümkün değildir; ancak karar ile uygulama arasına zaman koymak etkisini azaltır. İşsizlik döneminde bütçe ile ilgili büyük adımlar için kendinize yirmi dört saatlik bir bekleme kuralı koyabilirsiniz.
Ayrıca, karşılaştırma yapmadan seçim yapmak, çoğu zaman en çok reklamı görüleni seçmek demektir. İşsizlik döneminde bütçe konusunda dört beş kriteri sabitleyip her seçeneği aynı ölçüyle puanlamak gerekir. Aynı tabloda görülen seçenekler arasında fark hemen belirir.
Aynı yöntem her bütçede aynı sonucu vermez. İşsizlik döneminde bütçe ile ilgili tavsiyeleri kendi gelir ve gider yapınıza oranlayarak uygulamak, kopyalamaktan daha sağlıklıdır.
Kısaca, düşük gelirde öncelik nakit akışını dengelemek, yüksek gelirde ise vergi ve çeşitlendirme olur. İşsizlik döneminde bütçe konusunda önceliği doğru sıralamak, aracın kendisinden daha belirleyicidir.
Pratikte, yüksek faizli borç varken yapılan birikim çoğu zaman net kayıp doğurur. İşsizlik döneminde bütçe konusunda önce borcun maliyetini, sonra beklenen getiriyi karşılaştırmak gerekir.
Pratikte, tek bir araca yüklenmek, o araç kötü performans gösterdiğinde birikimin tamamını riske atar; bu yüzden dağıtım yapmak temel korunma yöntemidir. Yakın vadede ihtiyaç duyacağınız parayı likit ve dalgalanması düşük araçlarda tutmak, uzun vadeli kısmı ise farklı varlıklara bölmek makul bir yaklaşımdır. Oranları belirlerken risk toleransınızı ve para ihtiyacınızın zamanlamasını temel alın.
Kira, ulaşım ve gıda kalemleri şehirden şehre ciddi fark gösterdiği için bütçe oranlarını yerel gerçeklere göre uyarlamak gerekir. Adana gibi kira yükünün yüksek olduğu yerlerde barınma giderinin net gelirin yüzde 35 bandını aşmaması hedeflenmelidir. Aksi halde birikim payı sürekli olarak eriyecektir.
Zam sonrası yaşam standardını hemen yükseltmek, birikim kapasitesini yok eden en sık hatadır. Artışın en az yarısını doğrudan birikime veya borç kapatmaya yönlendirip kalanını harcamalara ekleyerek dengeyi koruyabilirsiniz. Bu alışkanlık birkaç zam döneminde tekrarlandığında birikim oranı kendiliğinden ciddi seviyeye çıkar.
Ayda bir kez varlıklarınızdan borçlarınızı çıkararak net varlık tablonuzu güncelleyin; asıl ilerleme göstergesi bu rakamın yönüdür. Aynı dönemde bütçe hedefleriyle gerçekleşen harcamaları karşılaştırın. Üç aylık dönemlerde eğilime bakmak, tek bir ayın olağan dışı giderlerine takılmanızı önler.
Trabzon genelinde yaşam maliyetleri farklılık gösterdiği için burada verilen oranları kendi kira, ulaşım ve market giderlerinize göre uyarlamanız daha doğru olur.